TÜRK CEZA VE İNFAZ HUKUKUNDA SUÇTA TEKERRÜR KURUMU, UYGULAMA KOŞULLARI VE PRATİK ÖRNEKLER
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistemi, mülga 765 sayılı TCK’nın benimsediği "cezayı artıran genel bir ağırlatıcı sebep" anlayışını terk etmiş; tekerrürü cezanın bireyselleştirilmesi, infaz rejimi ve güvenlik tedbiri ekseninde yeniden yapılandırmıştır. 5237 sayılı TCK m. 58 uyarınca tekerrür, failin önceden işlediği bir suçtan ötürü mahkûm edildikten sonra belirli süreler içinde yeniden suç işlemesi halinde, cezanın infazının ağırlaştırılması ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması sonucunu doğurmaktadır.
Bu düzenleme ile kanun koyucu, ilk mahkûmiyetine rağmen cezanın ıslah edici etkisinden yararlanamayan ve suç işleme iradesinde sebat gösteren failin özel tehlikelilik durumunu gözeterek ceza adaletini ve infaz politikasını şekillendirmiştir.
Tekerrür Ne Demek ve Tekerrürün Şartları Nelerdir?
Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlediği bir suçtan dolayı aldığı ceza kesinleştikten sonra, kanunda belirtilen süreler içinde yeniden suç işlemesi anlamına gelir
TCK m. 58 uyarınca fail hakkında tekerrür hükümlerinin ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin tatbik edilebilmesi için hem şekli hem de maddi koşulların birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
1. Önceki Hükmün Kesinleşmiş Olması ve İnfaz Şartı Aranmaması
Tekerrürün ilk ve vazgeçilmez şartı, önceki suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olmasıdır (5237 sayılı TCK m. 58/1). Önceki mahkûmiyetin kesinleştiği tarihten önce işlenen fiiller bakımından tekerrür hükümleri uygulanamaz.
Tekerrür için önceki cezanın infaz edilmiş olması şart değildir; cezanın infazına henüz başlanmamış, infazı devam ediyor veya infazı ertelenmiş olsa dahi kesinleşme gerçekleştikten sonra yeni suç işlenmişse tekerrür oluşur.
2. Yeni Suçun Kanuni Süreler İçinde İşlenmiş Olması
Önceki ceza infaz edilmiş ise kanun koyucu infaz tarihinden itibaren belirli sürelerin geçmesiyle tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını öngörmüştür (5237 sayılı TCK m. 58/2):
Beş yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde: Bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde: Bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
3. Suçların Nitelikleri Bakımından Sınırlandırmalar
Her suç mahkûmiyeti tekerrüre esas alınamaz veya her suç arasında tekerrür ilişkisi kurulamaz (5237 sayılı TCK m. 58/4):
Kasıt - Taksir Ayrımı: Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Örneğin taksirle yaralama suçundan kesinleşen mahkûmiyet, sonradan işlenen kasten yaralama suçu açısından tekerrüre esas olamaz.
Sırf Askerî Suçlar: Sırf askerî suçlar ile diğer genel suçlar arasında tekerrür uygulanmaz.
Yabancı Ülke Mahkûmiyetleri: Kural olarak yabancı mahkeme kararları tekerrüre esas alınmaz; ancak kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu imal ve ticareti ile parada/kıymetli damgada sahtecilik suçları bu kuralın istisnasını oluşturur.
Yaş Küçüklüğü: Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz (5237 sayılı TCK m. 58/5). Fail suçu 17 yaşındayken işlemiş ve bu suç kesinleşmişse, reşit olduktan sonra yeni bir suç işlese dahi çocukken işlediği bu suç tekerrüre esas alınamaz.
Tekerrürün Maddi Ceza Hukuku ve Yargılamaya Etkileri
Tekerrürün tespit edilmesi durumunda yalnızca infaz aşamasında değil, hüküm kurma aşamasında da doğrudan maddi ceza hukuku sonuçları doğar:
Seçimlik Cezalarda Hapis Cezasının Zorunluluğu: Kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüşse mahkeme, mükerrir fail hakkında zorunlu olarak hapis cezasına hükmetmek zorundadır (5237 sayılı TCK m. 58/3.
Seçenek Yaptırımlara Çevirme Yasağı: Seçimlik cezalardan hapis tercih edildikten sonra bu hapis cezası artık TCK m. 50/2 gereğince adli para cezasına çevrilemez.
Hükümde Belirtilme Zorunluluğu: Mahkûmiyet kararında failin mükerrir olduğu, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı açıkça belirtilmelidir (5237 sayılı TCK m. 58/7).
Tekerrürün İnfaz Hukukuna İlişkin Sonuçları
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 108 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ana sonuçları şunlardır:
Koşullu Salıverilme Oranı ve Eklenecek Ceza Sınırı
Koşullu Salıverilme Oranı: Süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı yerine cezanın üçte ikisinin (2/3) infaz kurumunda iyi hâlli çekilmesi gerekir (5275 sayılı Kanun m. 108/1-d). Ancak suçun tabi olduğu kendi özel koşullu salıverilme oranı 2/3’ten fazla ise (örneğin terör veya örgütlü suçlar ile TCK m. 102/2, 103 kapsamındaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi) tabi olduğu daha yüksek oran uygulanır.
Eklenen Süreye İlişkin Üst Sınır: Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz (5275 sayılı Kanun m. 108/2). Bu kural, sanığın küçük bir mahkûmiyeti yüzünden uzun süreli sonraki cezasında orantısız biçimde ağır bir infaz yüküyle karşılaşmasını önleyen yasal bir güvencedir.
İkinci Defa Tekerrür: Tekerrür uygulanan bir mahkûmiyet kesinleştikten sonra failin yeniden tekerrür oluşturan bir suç işlemesi halinde "ikinci defa tekerrür" hükümleri tatbik edilir (5275 sayılı Kanun m. 108/3). 7550 sayılı Kanun ile yapılan güncel düzenleme uyarınca ikinci defa tekerrür halinde süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üç (3/4) olarak uygulanır ve 108/2'deki ceza miktarını sınırlayan kural uygulanmaz.
İnfaz Sonrası Denetimli Serbestlik ve Disiplin Hapsi
Mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra başlamak üzere infaz hâkimi tarafından en az bir yıl denetim süresi belirlenir; infaz hâkimi bu süreyi beş yıla kadar uzatabilir (5275 sayılı Kanun m. 108/4, 6). Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde yüklenen yükümlülüklere kasten uymayan hükümlü, infaz hâkimi kararıyla 15 günden 3 aya kadar disiplin hapsine tabi tutulur (5275 sayılı Kanun m. 108/7).
Somut Pratik Örnekler
Örnek 1: Kesinleşme ve İnfaz Şartı Bakımından Değerlendirme
Olay: Sanık (A), 10.01.2021 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan dolayı 2 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve bu karar 15.06.2021 tarihinde kesinleşmiştir. (A), ceza infaz kurumuna girmeden veya infazı devam ederken 20.10.2021 tarihinde kasten yaralama suçunu işlemiştir.
Hukuki Değerlendirme: İkinci suçun işlendiği 20.10.2021 tarihi itibarıyla ilk suçun kesinleşmesi (15.06.2021) gerçekleşmiştir. İlk cezanın infaz edilmiş olması şartı aranmadığından (TCK m. 58/1), sanık hakkında ikinci suç dolayısıyla TCK m. 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanacaktır.
Varyasyon: Sanık ikinci suçu 15.06.2021 tarihinden önce, örneğin yargılama istinafta iken 10.05.2021 tarihinde işlemiş olsaydı, önceki hüküm kesinleşmemiş olduğundan tekerrür hükümleri uygulanamazdı.
Örnek 2: Tekerrür Sürelerinin Aşılması (Beş Yıl ve Üç Yıl Ayrımı)
Olay 1: Sanık (B), dolandırıcılık suçundan 6 yıl hapis cezası almış ve cezasının infazı 01.03.2018 tarihinde tamamlanmıştır. (B), 10.05.2024 tarihinde mala zarar verme suçunu işlemiştir.
Değerlendirme: İlk mahkûmiyet 5 yıldan fazla süreli hapis cezasıdır; dolayısıyla TCK m. 58/2-a uyarınca infazdan itibaren aranan tekerrür süresi 5 yıldır. İnfazın bittiği 01.03.2018 ile yeni suç tarihi 10.05.2024 arasında 6 yılı aşkın süre geçmiş olduğundan tekerrür süresi dolmuştur; tekerrür hükümleri uygulanamaz.
Olay 2: Sanık (C), tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası almış ve cezası 12.04.2022 tarihinde infaz edilmiştir. (C), 15.02.2025 tarihinde hakaret suçunu işlemiştir.
Değerlendirme: 5 yıl veya daha az süreli hapis cezalarında infazdan itibaren süre 3 yıldır (TCK m. 58/2-b). İnfaz tarihi ile yeni suç tarihi arasında 3 yıldan az bir süre (yaklaşık 2 yıl 10 ay) bulunduğundan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanacaktır.
Örnek 3: Kasıtlı Suç - Taksirli Suç Karşılaşması ve Seçimlik Ceza
Olay: Fail (D), taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı kesinleşmiş 3 yıl hapis cezasına sahiptir. Fail daha sonra trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunu işlemiştir. Mahkeme, failin sabıkasında bu ilamın bulunduğunu görerek TCK m. 58 uygulamış ve seçimlik adli para cezası yerine hapis cezası seçmiştir.
Hukuki Değerlendirme: TCK m. 58/4 uyarınca taksirli suçlar ile kasıtlı suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamaz. Önceki mahkûmiyet taksirli bir suça ilişkin olduğundan, sonradan işlenen kasıtlı suç bakımından tekerrüre esas alınamaz. Mahkemenin tekerrür uygulaması ve buna dayanarak TCK m. 58/3 gereğince adli para cezası seçeneğini bertaraf etmesi kanuna aykırıdır.
Örnek 4: İkinci Defa Tekerrür Oluşumu
Olay: Sanık (E), 2017 yılında işlediği suç nedeniyle mahkûm edilmiş ve hakkında tekerrür hükümleri uygulanarak bu karar kesinleşmiştir. (E), tekerrürlü bu cezasının infazı sırasında veya kesinleşmesinden sonra 2024 yılında yeni bir kasıtlı suç işlemiştir.
Hukuki Değerlendirme: Sanık hakkında daha önce tekerrür hükümleri uygulanmış ve bu mahkûmiyet kesinleşmiştir. Bu kesinleşmeden sonra yeniden tekerrür koşullarını taşıyan kasıtlı bir suç işlendiğinde fail hakkında "ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimi" uygulanır (5275 sayılı Kanun m. 108/3). Hükümde bu durumun "ikinci defa mükerrir" olarak açıkça belirtilmesi zorunludur.
Yargılama ve Kanun Yolu Usulü Açısından Önemli Hususlar
İlk derece mahkemesince sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamışsa ve hüküm yalnızca sanık veya müdafii tarafından aleyhe istinaf/temyiz edilmeksizin kanun yoluna taşınmışsa, aleyhe değiştirmeme (reformatio in peius) ilkesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından re'sen tekerrür hükmü eklenemez.
Buna karşılık, Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kez TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi halinde, bu karar sanık bakımından ek bir güvenlik tedbiri ve infazı ağırlaştırıcı nitelik taşıdığından temyiz denetimine tabidir.
Suçta tekerrür, ceza miktarını doğrudan artıran bir neden olmayıp cezanın infaz rejimini doğrudan değiştiren, koşullu salıverilme süresini uzatan ve infaz sonrasında denetimli serbestlik güvenlik tedbiri öngören özel bir ceza ve infaz hukuku kurumudur
Av. Artunç USLUOĞLU



Yorumlar